BanuAvar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
BanuAvar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Eylül 2016 Pazar

Cerablus ve Özgür Suriye Ordusu! Ya 'Kandırılıyorsak'...


5 yıldır bir görünüp bir kaybolan ve içinde her ülkeden paralı askerlerin bulunduğu birlikler Irak’ı, Somali’yi, Libya’yı, Yemen’i Lübnan’ı, Suriye’yi kana bulamıştır. Blackwaters ya da Xe ya da yeni adıyla Academi adlı CIA uzantılı ‘terör şirketleri’ Afrika’dan Asya’ya topladıkları gençleri her ülkede kullanmaktadır..Bu şirket’lerin İntihar bombacısı çocuklardan, ‘Diktatörü devirme’ oyunu oynayan sosyal medya trollerine, ve sahada bilfiil ağır silahlarla katliam yapan gruplara kadar kendilerine bağlı ‘çalışanları’ vardır..

2011 ortasından itibaren Suriye’de ortaya çıkan onlarca terör örgütünden biridir ÖSO. Özgür Suriye Ordusu. Önce İngilizce web sitesiyle kendini dünyaya duyurdu.. Free Syrian Army.

Birileri ona ‘ılımlı muhalif’ adını verdi.. ‘Ilımlı muhalifler’ Halep şehir merkezinde okulların olduğu bölgede 2 ton bomba patlatarak ne kadar ılımlı olduklarını göstermişlerdi.

2011 Temmuzunda Esad’ı devirme amacıyla ortaya çıkan ve İslam’ı kullanarak reklamını yapan onlarca grup arasında ilk olarak adını duyuran silahlı gruptu ÖSO. İnternette kısa bir araştırma meraklısına yüzlerce haber bilgi belge sunacaktır.

ABD, Fransa, İngiltere, Ürdün, İsrail ve Türkiye’ tarafından desteklendiğine ilişkin belge ve bilgiler basında çokça yeralmıştır.

Katar hükümetinin örgütü palazlandırmak için Suriye’nin elçilerine rüşvet teklif ettiği belgelenmiştir.. Wikileaks belgelerine göre, Özgür Suriye Ordusu İsrail gizli servisleriyle eşgüdümlüdür.

ABD hükümeti 2012 itibariyle Özgür Suriye Ordusu ve diğer muhalif güçlere askeri destek verme kararını açıklamıştır. (http://www.reuters.com/…/us-usa-syria-obama-order-idUSBRE87…)

Türk ve dış basında Özgür Suriye Ordusu’na katılmak isteyenler Türkiye’nin Adana ilindeki gizli bir askeri kampta silahlı eğitimden geçirildiklerine ilişkin haberler yayılmıştır.

13 Ağustos 2012 tarihinde İstanbul’a gelerek temaslarda bulunan ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un ziyaretinin ardından Özgür Suriye Ordusu’na ağır silahların verilmesine karar verilmiştir Çatışmalarda yaralanan Özgür Suriye Ordusu mensupları Türkiye, Ürdün, Katar gibi ABD müttefiği ülkelerde tedavi edilmiş, sınır geçişleri yapmışlardır.

2014’de ÖSO YPG (PKK) ile Kobani’de IŞİD’e karşı ittifak kararı almıştır. Ne ilginçtir ki bu haberi veren onlarca web sitesinden ittifak haberleri silinivermiştir. (http://sondakikahaberler101.blogspot.com.tr/2014/10/pesmerge-ve-oso-ypg-komutasnda-savasacak.html).

Daha sonra iki grup arasında Halep ve Azez’de çatışmalar başlamıştır.. Tüm terör örgütleri arasında geçişkenlik vardır.. Kadroların geçişkenliği IŞİD ile ÖSO arasında da ÖSO YPG arasında da diğerleri arasında da mevcuttur.

Özgür Suriye Ordusu, Ahraruş Şam, Ceyşul İslam ve El Nusra Cephesi ile zaman zaman birlikte zaman zaman çatışma halindedir. 5. Kuruluş yıldönümünde 28 temmuzda birleşip yeni bir ad almışlardır: ŞAM’ın fethi cephesi.

Savaş ortamında tüm bu grupların kimin nesi kimin fesi kimin eli kimin cebinde kimin karnı kime bağlı olduğu soru işaretidir.

İngiliz İndependent gazetesinin 40 senedir Ortadoğu muhabirliğini yapan ‘istihbaratı kuvvetli’ Robert Fisk 2015’de ÖSO’nun parçalandığını ve bir kısmının Nusra’ya bir kısmının IŞİD’e katıldığını açıklamıştır.
Rus Dışişleri bakanı Lavrov ÖSO hakkında hiçbir bilgiye erişilemediğini ‘devamlı şekil değiştiren hayalet bir grup olduklarını’ söylemiştir.

ABD Dışişleri, 2014’de gazetecilerin ‘Neden ÖSO’yu eğitip donatma projesi suya düştü?’ sorusuna ‘Eğitim programı şimdilik bırakıldı ama şu an Suriye’de olan ve IŞİD’le savaşan gruplara lojistik destek sürüyor’ şeklinde cevap vermiştir.

Yani durum ‘çok akışkan ve çok geçişken’dir.. Savunma bakanı Ashton Carter Kongredeki ifadesinde , ‘direnişçi grupların kim olduklarını tespit etmenin hayli güç olduğunu , bunların verilen silahları IŞİD’e yönlendirmeyecekleri konusunda bir garantileri olmadığını’ söylemiştir.

Küresel odakların komuta merkezi CFR Dış İlişkiler konseyi yayın organı Foreign Policy’de dizi dizi yazılar yayınlanmakta ‘ Türklerin ABD destekli ÖSO ile hareketi ilerleyen zamanlarda kürtlerle Türkiyenin arasındaki tansiyonu azaltacaktır’ youmu yapılmaktadır…http://foreignpolicy.com/…/why-turkey-finally-went-to-war-…/

ÖSO Suriye’de bu kan denizini yaratan ‘üst akıl’ merkezleri tarafından kullanılan bir örgüt ise, Türkiye bu örgüt ile Cerablus’da bir oyunun içine çekilmeye çalışılıyor olabilir mi?

Cerablus’da pirince giderken Gaziantep’deki Kilis’deki Nizip’deki Birecik’deki Diyarbakır’daki bulgurdan olabilir miyiz.. Ya kandırılıyorsak?! Ya Irak’da olduğu gibi ‘kürt devleti’nin ikinci parçası için de ‘ebelik’ görevi Türkiye’ye tevdii edildiyse?! Düşünmesi bile ürpertici!


Banu AVAR

9 Eylül 2016 Cuma

Irak'ta Kürt Koridoru Nasıl Açıldı?.. Türkiye Eliyle Kurdurulan Barzanistan...


ABD 4 ülkeden koparılarak oluşturulacak Federe Kürt Cumhuriyeti için 100 yıldır uğraşıyor.. Türkiye Irak İran ve Suriye’den kopan parçalarla federasyon kurdurma düşüncesi son vuruşunu 1991’de başlatmıştı.. Gelin 10 yıllık süreçte ‘Kürt Federasyonunun’ ilk parçası nasıl hayata geçti madde madde görelim:

1. 1990 Özal ‘Musul ve Kerkük bizim olacak’ hamasetiyle Barzanistan’a kol kanat germeye ikna edildi. Türk Silahlı Kuvvetleri ikna olmadı Genel Kurmay başkanı Necip Torumtay istifa etti.
2. Ocak 1991 ABD Irak’a saldırdı, bir ay sonra direnci kırılmış savaşın ortasında bir ülkede Kürt gruplar arkalarında dağ gibi ABD desteğiyle ayaklandı
3. Saddam Kürt grupları en acımasız şekilde bastırdı.. ABD sessiz kaldı.. Alan açılıyordu..
4. Yarım milyon Kürt Türkiye sınırına dayandı Türkiye BM’ye başvurdu.. çekiç Güç’e ev sahibi oldu
5. ABD, İngiltere Fransa Hollanda ve İtalya’nın askerlerinden oluşan Çekiç Güç hem Irak topraklarına hem Türkiye’ye yerleşti. Barzanistan tam anlamıyla kurulup serpilince 2003’de anlaşmaya son verildi.. gerek kalmamıştı
6. 36. Paralel gibi garip bir sınırla Federe Kürt Cumhuriyeti’nin ilk parçasına güvenli bölge sağlanmış oldu PKK da bu bölgede semirdi büyüdü.. Açılan koridor teröristlerin Türkiye’ye aktığı koridor oldu
7. 1995 mart sonunda bölgedeydik..Önce Erbil ardından Süleymaniye’ye geçtik Talabani Barzani güçleri birbirini bombalıyordu.. PKK saldırı üstüne saldırı düzenliyordu.. Türkiye Bağdat ile Kürt gruplar arasında arabuluculuk yapıyordu..Irak’ın toprak bütünlüğünü savunuyordu
8. 1995 Martında PKK’yı durdurmak için TSK Irak’ın kuzeyine girdi. Çekiç Harekatı yapıldı
9. ABD 2 yıl içinde Kürt grupları arasında barışı sağladı.. Türkiye’ye de Irak’ın bütünlüğü konusunda suskun kalmasını buyurdu.. Kürt Parlamentosu’ kuruldu
10. Türkiye’ye Musul Kerkük havucu ve ‘Kürt sorunu’ sopası gösterildi.
11. 1999da Öcalan Türkiye’ye teslim edildi..AB ve ABD ile yapılan anlaşmalar Türkiye’nin müzakere gücünü sıfırladı
12. Anlaşmalar sonucu Türk Özel kuvvetler peşmerge eğitmeye başladı.. Kürtçe tv den iletişim hizmetlerine kadar Türkiye ‘Kürt özerk yönetimi’ne her türlü desteği verdi Kürdistan İstihbarat teşkilatını MİT eğitti
13. Türkiye engellemeye çalıştığı Irak koridorunu kendi elleriyle açmış, Barzani’yi büyütmüş semirtmiş, Amerika’dan vaadedilen hiçbir şeyi alamadığı gibi Musul ve Kerkük’deki Türkmenlerin soykırımına da sessiz kalmak zorunda kalmıştır..
14. TSK’nın defalarca Kuzey Irak’a girmesine rağmen Irak içindeki kanserli hücre Kürdistan ABD desteği ile fiilen kuruldu ve . 2001’de ilan edildi.. Türkiye bunu ‘savaş sebebi’ saydı ama saymakla kaldı.

İç siyasetteki boşluklar ve 11 eylül olayları sonunda Irak koridoru Kürdistan’la sonuçlandı, ABD Irak’ı işgal etti ve Türkiye’ninsorunları daha da büyüdü.

Irak koridorunda Türkiye’nin düşürüldüğü durum umarız bir daha tekrarlanmaz.. Umarız ‘Kürdistan federasyonu’nun Suriye parçasını salyaları akarak bekleyenlerin ekmeğine yağ sürülmez. …Umarız satranç hamleleri iyi okunur ve bölgesel güçlerle işbirliği ihmal edilmez.

Banu AVAR