EkonomiHaber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
EkonomiHaber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Eylül 2016 Çarşamba

Devlet Sosyal Tesisleri Satıyor Mu?


Maliye Bakanı Naci Ağbal, kamu kurum ve kuruluşlarına ait tatil yeri, kamp, eğitim tesisi gibi sosyal tesislerin satılacağını açıkladı.

Türkiye'nin Kenan Evren döneminden bu yana üzerinde çalıştığı "kamu kamp ve tesislerinin ekonomiye kazandırılması" projeleri sürüyor. Maliye Bakanı Naci Ağbal, kamu kurum ve kuruluşlarına ait tatil yeri, kamp, eğitim tesisi gibi sosyal tesislerin envanterinin çıkarılarak ekonomiye kazandırılma çalışmalarının başlatıldığını bildirdi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan soru önergesinde kamuya ait tatil kampı sayısını sordu.

Soru önergesini yanıtlayan Maliye Bakanı, 2016 yılı itibariyle bakanlığına ait 14 adet eğitim ve dinlenme tesisi bulunduğunu, diğer bakanlıkların eğitim ve dinlenme tesisi kayıtlarının ilgili bakanlıklar tarafından tutulduğunu söyledi.

Kamu kurum ve kuruluşlarına ait tatil yeri, kamp, eğitim tesisi gibi sosyal tesislerin envanterinin çıkarılarak ekonomiye kazandırılma çalışmalarının başlatıldığını belirten Maliye Bakanı Naci Ağbal, söz konusu çalışmaların halen devam ettiğini söyledi.

Asgari Ücret Düşüyor Mu?


Eğer hükümet bu ayın sonuna dek gerekli düzenlemeyi gerçekleştirmezse asgari ücret ekimde 70 lira azalacak.

Hürriyet yazarı Yalçın Bayeri asgari ücretliyi ekimde "vergi sürprizi" beklediğini kaydetti.

Bayer "Yaklaşık 6 milyon işçi ekimde bir üst vergi dilimine girecek" dedi ve 70 TL'lik kesintinin nedenini şöyle anlattı:

"Hükümet yılbaşında verdiği sözü yerine getirmezse ekim ayından itibaren 70 lira daha fazla vergi kesilerek net ücret 1300 liradan 1230 liraya gerileyecek. Geçen yılın aralık ayında hükümet ve işçi tarafının uzlaşısı ile asgari ücret net 1300 lira olarak saptanmıştı. İşçinin olumlu karşıladığı yeni ücret, sekiz ayda satın alma gücünü yitirmeye başladı. Aşınmadan ötürü 1380 liralık açlık sınırının altında kaldı.
Emekçiler verilen sözün yerine getirilmesini bekliyor. Ancak hâlâ bir girişimde bulunulmamasından da kaygılanıyorlar.

Aslında vergi dilimi artışlarından olumsuz etkilenmemesi için tüm çalışanları içerecek yeni düzenlemenin yapılması kaçınılmaz. Herkes kazancı oranında vergi ödemeli."

12 Eylül 2016 Pazartesi

Erken Emeklilik İçin Ne Gerekiyor?


Son yıllarda sigortalı olanlar daha hızlı emekli oluyor. Özellikle 2008 öncesi ve sonrası sigortalı olanlar arasında iki yılı bulan farklılıklar oluşuyor. Peki erken emeklilik için ne gerekiyor?

Sabah gazetesinden Faruk Erdem'in konuyla ilgili olarak yazdığı yazıdan dikkat çeken detaylar şöyle:

"Erken emeklilik konusunda çeşitli kesimlerin avantajları bulunuyor. Yaş şartı, askerlik, doğum gibi avantajların yanında engellilerin de erken emekli olma hakları var. Bunun için en az yüzde 40 oranında rapor ve vergi indirimi almaları gerekiyor. Burada yaş şartı aranmıyor. 15 ile 20 yıl arasında sigortalılık ve 3600 ile 4400 gün arasında da prim yeterli oluyor. Buraya kadar problem yok. Birçok vatandaş bu imkândan yararlanıyor. Ancak sorun eski sigortalılar ile yeni sigortalılar arasındaki farklılıklardan çıkıyor.

ŞARTLAR AYNI SÜRE FARKLI
Özellikle 2008 öncesi ve sonrası sigortalı olanlar arasında 2 yılı bulan farklılıklar oluşuyor. Yani eski sigortalılar daha çok beklemek zorunda kalıyor. Örneğin, 2005 yılında sigortalı olmuş bir çalışan yüzde 40 vergi indirimi almışsa emeklilik şartları 20 yıl ve 4400 gün olarak belirleniyor. Aynı çalışan eğer 01.10.2008 sonrasında sigortalı olsaydı bekleme süresi 18 yıla düşecek gün sayısı ise 4100'den başlayacaktı. Yüzde 80 ve üzerinde vergi indirimi alanlar için ise eski yeni sigortalılar arasında yıl farkı yok. Ancak bu kez de prim günü farkı ortaya çıkıyor. Burada ise yeni sigortalılar eski sigortalılara göre daha çok prim ödemek zorunda kalıyor. Yüzde 60-79 oranında vergi indirimi alanlarda da benzer bir durum söz konusu. Burada da 1997-2008 arasında sigortalı olanlar daha fazla süre beklerken yeni sigortalılar daha fazla prim ödüyor.

İŞ VE AŞ PAKETİ HAZIRLANDI
Başbakan Binali Yıldırım geçen pazar günü Diyarbakır'da 140 milyar liralık bir yatırım ve teşvik paketi açıkladı. Başta bölgede olmak üzere büyük heyecana yol açan bu paketin ekonomik boyutunun yanında sosyal yönü de çok önemli. Paket istihdam oluşturacak teşviklere yönelmiş durumda.

Şehirler yenilenecek, hazır fabrikalar kurulacak, alım garantili üretim yapılacak. Bu da daha çok inşaat, daha çok üretim ve daha çok eleman istihdamı anlamına geliyor. Zaten yılda 80 fabrika ve 40 bin istihdam, 67 bin yeni konut gibi somut bir hedef de var."

Küba'dan Türk Yatırımcılara İş Daveti


Küba'nın Ankara Büyükelçisi Casals, Türk yatırımcıları ülkesinde iş yapmaya davet ederek, "Küba'nın ihtiyaç duyduğu her şey Türkiye'de var" dedi.

Küba'nın Ankara Büyükelçisi Alberto Gonzalez Casals, Türk yatırımcılara çağrıda bulunarak, "Küba'nın ihtiyaç duyduğu her şey, Türkiye'de var. Türkiye ve Küba, inşaat ve enerji alanlarındaki iş birliği fırsatını kullanmalı." dedi.

İki ülkenin ekonomik ilişkilerini değerlendiren Casals, Türkiye ve Küba arasındaki ticaret hacminin yeterli olmadığını ve bunu artırmak için ihtiyaç duyulan adımların atılması gerektiğini söyledi.

Casals, Küba'da yeni iş fırsatlarının yaratılmasına ihtiyaç duyduklarını belirterek, "Türkiye'de özel sektör temsilcileriyle görüşüyoruz. Ekonomi Bakanlığı ile de birtakım görüşmelerimiz oldu. Eylül ayında Türkiye İhracatçılar Meclisi ile Küba'daki iş fırsatlarına dair bir toplantı düzenleyeceğiz. Kasım ayında da Türk yatırımcılar Havana'da düzenlenecek bir toplantıya katılacaklar." diye konuştu.

Küba'da nüfusun artmasıyla enerji ihtiyacının da büyüdüğünü anlatan Casals, şöyle devam etti:

'İnşaat firmalarını Küba'ya davet ediyoruz'

"Ülkedeki enerji sistemimizi yenilememiz gerekiyor. Küba, bunun için yeterli iş gücüne sahip. Türkiye'nin de bu alanda deneyimi var. İki taraf da bu durumdan faydalanabilir. Küba'nın ihtiyaç duyduğu her şey Türkiye'de var. Türkiye ve Küba, inşaat ve enerji alanlarındaki iş birliği fırsatını kullanmalı. Türk yatırımcılar güneş enerjisi alanında yeni projelerde yer alabilir. Türk inşaat sektörünün çalışmalarını beğeniyle takip ediyoruz. Yeni binalar ve ülkenin altyapısını yeniden inşa etmek için Türk inşaat firmalarını Küba'ya davet ediyoruz."

Casals, Türkiye ile Küba arasındaki direkt uçuşlar için görüşmelerin devam ettiğini ve çok yakında seferin başlayacağını dile getirdi.

'Her sektörde yatırıma ihtiyaç var'

Casals, 1960'dan bu yana ABD tarafından uygulanan ambargo nedeniyle Küba ekonomisinde büyük sorunlar yaşandığını ve ülkenin hemen her sektöründe yatırıma ihtiyaç olduğunu belirtti.

Küba'nın enerji bağımlılığını azaltmak için 2006'da "Enerji Devrimi Programını" geliştirdiğini anlatan Casals, programın temel amacının yenilenebilir enerji kaynak kullanımının artırılması ve enerji verimliliği çalışmalarının hızlandırılması olduğunu ifade etti.

Küba halkının ABD ambargoları nedeniyle en çok yara alan taraf olduğunu dile getiren Casals, "Küba, Amerika ile normal komşuluk ilişkilerine dönebilmek için elinden gelenin en iyisi yapıyor. İki ülke arasında ilişkilerin normalleşmesi için 3 yıllık bir süreçten bahsediliyor." diye konuştu.

Casals, ABD'de yapılacak başkanlık seçimlerine ilişkin de "Bu konuyu Amerika'nın iç meselesi olarak değerlendiriyoruz. Burada önemli olan nokta Küba'ya karşı benimsenen siyasi tavırdır." dedi.

Türk Dondurmasının Tadı Sınırları Aştı


Yazın vazgeçilmezi olan dondurmanın son 5,5 yıldaki ihracat getirisi, 202 milyon 230 bin dolar oldu. Dondurma satılan ülkeler arasında ilk sırayı ise Irak aldı.

Sıcak yaz günlerinin vazgeçilmezi olan dondurmanın son 5,5 yıldaki ihracat getirisi, 202 milyon 230 bin dolar oldu. Dondurma satılan ülkeler arasında ilk sırayı alan Irak'ı, Kosova, Arnavutluk, Azerbaycan ve Birleşik Arap Emirlikleri takip etti.

İlk modern dondurma üretimini 1957 yılında Atatürk Orman Çiftliği Pastörize Süt ve Mamulleri Fabrikası'nda gerçekleştiren Türkiye, aradan geçen sürede yeni yatırımlar ve ileri teknolojilerin kullanımının artmasıyla, bu alanda en fazla ihracat yapan 20 ülke arasına girdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve İnternational Trade Center (ITC) verilerinden derlenen bilgiye göre, en fazla dondurma ve buzlu yiyecek ihraç eden ülkeler arasında 15. sırada yer alan Türkiye, Ocak 2011-Haziran 2016 tarihleri arasındaki 5,5 yıllık dönemde, 71 ülkeye ihracat gerçekleştirdi.

171 milyon 802 bin dolarlık dış ticaret fazlası sağlandı

Bu dönemde Avustralya'dan Güney Afrika'ya, Şili'den Hindistan'a kadar dünyanın dört bir yanına 85 bin 487 ton dondurma gönderen Türkiye, 2011'de 31 milyon 274 bin, 2012'de 36 milyon 284 bin, 2013'te 38 milyon 275 bin, 2014'te 35 milyon 726 bin, 2015'te 36 milyon 388 bin, 2016'nın ilk yarısında da 24 milyon 283 bin dolar olmak üzere toplam 202 milyon 230 bin dolar ihracat geliri elde etti.

Aynı dönemde ithal edilen 6 bin 381 ton dondurma için ödenen meblağ ise 30 milyon 428 bin dolar oldu. Böylece, 171 milyon 802 bin dolarlık dış ticaret fazlası sağlandı.

Yurt dışına satılan dondurmanın kilogram başına ihracat değeri de 2,36 dolar olarak gerçekleşti.

En büyük ihracat pazarı Irak

En fazla dondurma ihracatı komşu ülke Irak'a yapıldı. Bu ülkeye söz konusu 5,5 yıllık dönemde 45 milyon 523 bin dolar karşılığında 16 bin 683 ton dondurma ihraç edildi.

Kosova 17 milyon 678 bin dolarla ikinci sırada yer alırken, bu ülkeyi 13 milyon 143 bin dolarla Arnavutluk, 6 milyon 626 bin dolarla KKTC, 6 milyon 602 bin dolarla Azerbaycan, 5 milyon 906 bin dolarla Birleşik Arap Emirlikleri, 4 milyon 159 bin dolarla Makedonya takip etti.

Bu Hafta En İyi Yatırım Aracı Hangisi Oldu?


Bu hafta altın, dolar, euro ve borsa enstrümanları yatırımcısına kazandırırken, altın en çok değer kazanan yatırım aracı oldu.

Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, hafta içinde en yüksek 78.293,82 en düşük ise 77.020,83 puanı gördükten sonra haftayı, önceki hafta kapanışına göre yüzde 0,22'lik artışla 77.053,54 puandan tamamladı.

Kapalıçarşı'da işlem gören 24 ayar külçe altının gram satış fiyatı bu hafta yüzde 1,43 artarak 127,40 liraya, Cumhuriyet altını yüzde 1,43 kazançla 852 liraya yükselirken, çeyrek altının satış fiyatı 206 liradan 209 liraya çıktı.

Bu hafta euro yüzde 0,88 değer kazanarak 3,3310 liraya, ABD doları ise yüzde 0,71'lik yükselişle 2,9730 liraya çıktı.

Bu hafta, bireysel emeklilik fonları yüzde 0,75, yatırım fonları yüzde 0,27 değer kazandı. Kategorilerine göre bakıldığında ise yatırım fonları içinde en fazla kazandıran yüzde 2,29 ile Kıymetli Madenler fonları oldu.

Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasasında, ağırlıklı ortalamalara göre çeşitli vadelerdeki bono ve tahvillerin haftalık net getirileri ise yüzde 0,15 ila yüzde 0,18 arasında gerçekleşti.

Bakan Ağbal, "EDS Sistemini Yaygınlaştıracağız"


EDS uygulamasını savunan ve projenin devam ettirilmesi gerektiğini ifade eden Bakan Ağbal, "Aşırıya kaçmadan ve vatandaşlarımız için de uyarıcı levhaları daha sık ve görebilecekleri şekilde koymak suretiyle bu sistemi yaygınlaştıracağız" dedi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, Ordu'da kesilen radar cezaları nedeniyle vatandaşların tepkilerine neden olan Elektronik Denetleme Sistemi'nin (EDS) kaldırıldığı yönündeki açıklamasını değerlendirdi.

Kurban bayramı tatili için memleketi Bayburt'a gelen Maliye Bakanı Naci Ağbal, Vali İsmail Ustaoğlu ve Bayburt Belediye Başkanı Mete Memiş'i ziyaret etti. Bayburt Belediye Meclis Salonu'nda basın toplantısı düzenleyen Bakan Ağbal, ülkenin önemli bir dönemden geçtiğini belirterek, FETÖ ve PKK'ya karşı mücadelenin terörün kökü kazınana ve terör sorunu bu topraklarda ortadan kalkıncaya kadar sürdürüleceğini söyledi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, Ordu'da kurulan Elektronik Denetleme Sistemi'nin (EDS) kaldırıldığı yönündeki açıklaması ile kesilen trafik radar cezalarına yönelik bir çalışma olup olmadığı sorusu üzerine konuşan Bakan Ağbal, 2011 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin çok doğru bir yaklaşımla EDS kurmaya başladığını hatırlatarak şöyle dedi:

"Amaç trafikten para kesmek değil"

"Ben o dönemde Müsteşardım. O dönemde beraber çalışarak belediyelerin EDS kurmalarını teşvik edecek bir düzenleme yaptık. EDS üzerinden kesilen cezaların yüzde 30'unu belediyelere veriyoruz. Böylelikle belediyeler hem bir kaynak elde ediyor, hem EDS yaygınlaşıyor. Orta ve uzun vadede amaç trafikten para kesmek değil, trafik kurallarına aykırı eylemleri ortadan kaldırmak. Gerek hız, gerek diğer konularda amaç trafiği düzenli hale getirmek. Bu doğru bir proje ve bunu devam ettirmemiz gerekiyor. Burada aşırıya kaçmadan ve vatandaşlarımız için de uyarıcı levhaları daha sık ve görebilecekleri şekilde koymak suretiyle bu sistemi yaygınlaştıracağız. Belediyelerin EDS'yi daha da yaygınlaştırmasına destek olacağız."

"Büyüme oranı son derece olumlu"

Ekonomide önemli kazanım ve başarılar yakalandığını savunan Bakan Ağbal "İkinci çeyrekte büyüme oranı her ne kadar birinci çeyreğin altında olsa da gerçekten dünyadaki ekonomik gelişmelere baktığımızda, ülkemizde yakalanan 2 çeyrek büyümesi gerek uluslararası karşılaştırmalar bakımından, gerekse Türkiye'nin kendi ekonomik açısından bakıldığında son derece olumlu" dedi.